Alsace’a Dair

in Yazılar by

Coğrafya, iklim, toprak; bunların toplumlara ve bireylere maddi manevi sundukları farklı alanların araştırmaları ile beraber geniş bir açıyla incelenmeli, tartışılmalı ve üzerinde düşünülmelidir.

Çok sevdiğim arkadaşım Eda Öztürk ile Alsace yollarına çıkarken bu gezinin nihai amacının bir “gastronomi” turu olacağını planlamamıştık. Alsace bölgesinin ilginç kasabalarından Colmar, bizi farklı alanlardan farklı bakış açıları ile tanıştırdı ve düşündürdü. Tarihsel, sosyolojik, ekonomik ve gastronomik bir bütünselliğe sahip şarabın bir toplumu nasıl yarattığını düşündürten bir bölge. Alsace’dan ve Colmar’dan bahsederken, buranın şarap kültürüne, coğrafyasına ve iklimine değinmemek önemli bir eksiklik olur.

Eguisheim'da bir şarap üretcisi. Tadım da yapılabiliyor.
Eguisheim’da bir şarap üretcisi. Tadım da yapılabiliyor.

Öncelikle, Alsace ne tam Alman ne de tam Fransız. Gerek mimarisi, gerek coğrafyası, iklimi ve gerekse konuştuğu dil olarak bu iki farklı kültürün arasında kalmış; belki de denge yaratmış bir bölge. Üzüm çeşitliliği konusunda ise Alman coğrafyasına ve iklimine yakınlık gösteriyor. Vosges Dağları, bu coğrafya için hayati önem taşıyor ve dağların engebeli tepelerinde iklim ve toprak hep değişkenlik gösteriyor ki bu durum şarapta her sezon farklı aromaları ve kokuları yaratıyor. Bu bölgede daha meyveli ve gövdeli şaraplar üretildiği için Fransa’da nadir görülen bir isimlendirme var. Şaraplar burada adlarını bölgeden değil, yerel üzüm çeşitlerinden alıyor.

img_4094
Bir Fransız-Alman karışımı şehir Colmar’da Alman mimarisi ön planda.

Alsace’ın şarap üretim tarihinde ve sosyolojisinde “fırtınalı” bir geçmiş var ve Alsace’ın savaşlarla geçen tarihinde üzümler ve şarap üretimi de bu savaşların etkisinde şekilleniyor: 1871 yılında, Almanya ve Fransa arasındaki Fransa-Prusya Savaşı sonrasında Almanya’nın Alsace üzerinde egemenliğini perçinlemesi, 1. Dünya Savaşı’ndan sonra bu sefer Fransa’nın Almanya üzerindeki egemenliği, 2. Dünya Savaşı sonrası ise Almanya’nın üstünlüğü, Alsace şarap kültürünü ve ekonomisini etkilemiş ve bu bölge şaraplarının kimliğinin belirlenmesinde etkili olmuştur. Şarap bağlarının yönü Almanya’ya doğrudur ve Almanya ile aralarında yalnızca 30 km. vardır. Tabir-i caizse sınırda süren bir “bağ savaşlarından” bahsedebiliriz. Bağlar, hem o kadar Alman ama politik olarak bir o da kadar Fransız. Alsace 1945 yılından beri Fransa sınırları içinde ama Alman etkileri ve kültürü, yer adlarından, mimariye kadar her yerde kendini gösteriyor. Ulusal sınırların ve politikanın süzgecinde Fransızlaştırılmış bir Alman coğrafyası keskin bir biçimde hissediliyor. Şaraplarda ve bağlarda bunu görebilmek ve tadabilmek bunun en önemli kanıtlarından bir tanesi. Alsace şarapları ve üzümleri daha çok Alman özellikleri gösterse de zaman içinde bölgenin kendine has yapısından onlar da nasipleniyor. İklimde ılıman, güneşli uzun ve serin özellikler hakim. Yağış miktarı ise Colmar’da (merkez kasaba) yıllık 400-500 milimetre. Toprak yapısında ise zengin mineral yapıda granit, kireçtaşı, kil, şist volkanik ve kum bulunuyor ve değişkenlik gösteren bir yapıya sahip. Bu değişik iklim ve toprak yapısı nedeniyle Alsace şaraplarının kendilerine ait bir yapıları ve sistemleri oluşmuştur: “Meyve ve asidite arasında hiçbir çaba gerektirmeden sağlanan denge sayesinde Alsace şarapları hem sek hem de tatlı stillerde üretilebilmektedir. Şarap yapımı sırasında ahşap nadiren kullanıldığı için üzümlerin tadı son derece saftır ve dağlık topografyanın yarattığı mikroklima çeşitliliği, şarabın en önemli unsuru olan asiditesini vurgular.” Evet bu bilgiler araştırmalarımdan gelen bilgiler ama Eguisheim’da şarap evlerini gezerken denediğim şaraplarda ilk fark ettiğim bu bilgilerde belirtilen dengeydi.

img_4136
Alsace’ın meşhur yemeği, “Tarte Flambéé” ve Alsace’a özgü bardaklar. Şarap ise Riesling.

Ayrıca sadece Alsace bölgesinin değil, Alman coğrafyasının önemli üzümlerinden Riesling’ten pek çok farklı çeşit denedim. Her birini tek tek yorumlayabilecek bilgim ve haddim olmadığı için çeşit olarak bana en çok uyan Riesling oldu. Ne çok şekerli, ne çok sek, tam dengede ve kokuda özellikle yaz dönemlerde uyguladığım beslenme düzenime daha çok hitap eden bir aroması ve tadı var. Güzellik-kötülük tartışmaya açık ve göreceli kavramlar olmasına rağmen ben bu çeşidi “güzel” bulduğumu düşünüyorum. Alsace’a özgü diğer üzüm çeşitleri ise hemen hemen Riesling gibi dengeli, hafif çeşitler olan Sylvaner, Pinot Blanc ve 5 farklı üzümle assemblage yapılan görece “gündelik” bir şarap “Edelzwicker.” Bu çeşitlere karşın daha gövdeli, renkleri biraz koyu, hafif tatlı çeşitler olarak Muscat, Pinot Gris ve son olarak bana fazla şekerli gelen “Gewürztraminer.” Şarap ve üzüm çeşidi bakımından Alsace’da bunlar temel olanlar. Bölgedeki tek kırmızı çeşit üretimin %9’unu oluşturan “pinot noir.”

Son olarak şarap rotası Bas-Rhin ve Haur Rhin ilçelerinden geçiyor. Strasbourg’un kuzeybatısındaki Marlenheim’dan 100 km güneydeki Mullhouse’a yakın bulunan Thann kasabasına kadar uzanan upuzun bir düzlemden bahsediyoruz

 

 

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*